berhava etmek
1. Patlayıcı bir madde ile havaya uçurmak: “Köprüyü berhava etmeye karar verdiler.” 2. teşmil. Ziyan etmek, hebâ etmek, boşa çıkarmak.
( 2 Tabiî bunlar son derece göreceli konular, kiminin ak dediğine kimi kara der ve herkes kendine göre haklıdır. Maçın skoru ise bütün tartışmaları berhava eder; baskılı oynayan, rakibine sahayı dar eden değil daha fazla atıp daha az yiyen kazanır., Bülent Şirin, Güne bakış, 21.10.2026 )
Bu sözcüğü, Facebook'ta paylaşayım...
Bu sözcüğü, Twitter'da paylaşayım...
Bu sözcüğü, LinkedIn'de paylaşayım...
