En önde gelen, birinci sınıf.
a artı
birinci sınıf, en nitelikli bölük.
ikinci bir plan. seçenek plan. Tasarlanan şey yürümediği takdirde devreye sokulacak ikinci seçenek tasarı veya tedbirler yığını.
bir işi yürümediğinde devreye sokacağı seçenek tasarısı olmamak. çaresiz kalmak.
basra harap olduktan sonra. herşey maholduktan sonra anlamında bir tabir.
parlak.
cafcaflı hale getirmek.
cağ kebabı evi.
çapar, ulak, haberci.
hemencek.
Akçaabat Söğütlüde bir dağ adı.
Dört seçenekli sorularda d (bazen e) şıkkı; bütün birimlerin varlığını ifade eder.
çünkü, için
havaifişek patlatma sesi, mermi atma sesi
elkotronik okunabilen yazılı nesne.
elektronik pasaport, e-geçiş kağıdı.
genel ağ üzerinden gönderilen ileti. e-mail (imeyıl)
Çarlık Rusyasında deve kuşu yumurtasından esinlenerek mücevherlerle hazırlanan paha biçilemez bir tasarım.
facebook vurmuş, facebook çarpmış.
fakirin hiç bahtı getirmez, hangi işe el atsa o iş yürümez.
1. bir nesnenin “birim kütlesinin” maruz kaldığı, ağırlık hissi uyandıran “mekanik” kuvvet. 2. Çok hızlı bir şekilde ileri doğru hareket ederken sizi geriye doğru iten bir basınç hissi yaratan kuvvet.
gabarisi olan.
karbüratör
tembih sözü.
1. alay veya inanmama ünlemi. 2. | tenbih sözü, tamam mı, söz veriyor musun, öyle mi anlamında. 3. ama. 4. Bakın.
devamlı olarak. 2. haydiyin, hep beraber diyerek bir işe başlamak.
yok, hayır, olmaz. bk. bk. ı ıh.
azacık.
kimlik numaralı.
alıcıya imza karşılığı teslim edilen, teslim edilmediği hallerde göndericiye geri gönderilen mektup, paket; iadeli.
İbrahim'in kısaltılıp sevimlileştirilmişi.
ibişler yurdu. aptallar ülkesi.
tekstilde kullanılan deri görünümlü, doğal elyaf yapısına sahip olan çevre dostu bir malzeme.
jakuzisi olan.
çiysiz.
a.m. kaba sofuluk. yobazlık.
a.m. kaba softalık.
kaba olarak, kabaca, kaba biçimde.
Hiddetini yenmek, kendi kendini sabır ve sükûnete dâvet etmek için “Lâhavle” sözünü söylemek. KL
lades oyunu oynayış.
Bir konu hakkında konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya gelir ve sohbet uzar gider anlamında bir söz.
lat. Misce secundum artem: M.S.A. sanatınıza/tekniğinize göre karıştırın.
aybaşı gelmeden/alma günü gelmeden daha düşük paraya maaşını satmak.
maaşı günü gelmeden daha düşük değere satmak.
cihanın az bulunur
ezgili.
biz and içtik. (Kur'an)
hissettirmeden.
madem ki.
gecenin sabaha yakın kısmı.
öbek durumuna gelmesini sağlamak.
1. gişe. 2. vezne.
ödemesi olmayan.
ayak.
1. Herhangi bir biçimde paçası olan. 2. Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı).
1. padişahı seven. 2. padişahlık yanlısı.
Rabıtasız. gelişigüzel.
Yola radar yerleştirilmiş olmak.
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale).
Def ol.
Kağıthanede bir mevki.
mutsuz.
sevinç.
sevinç, neş'e, şadlık.
gecekondu gibi şafakkondu, şafakta konan.
yaprak aşısı.
Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz.
uyarak.
ibranice.
kulluk etmek.
ucu bucağı
üç ayağı olan şey.
çok korkmaktan ne yapacağını bilememek, eli ayağı birbirine dolaşmak.
ayn. m. üç etekli. Genellikle köylü kadınlarının giydiği üç ayrı etekten oluşmuş özel bir giysi.
vadeli alışlarda ödenen fiyat farkı.
vade farkı olmaksızın.
ad verme töreni. (Hıristiyanlığa ait bir merasimin yazarca müslüman bir aileye yakıştırılması uygun düşmemiştir.)
1. 'Piyasalar'mış! Kim ya bunlar? , Ü Kıvanç, T, 13.08.2011 | 2. Ama 'Gel zaman git zaman'... Bunaldı; işim gücüm yoktu, hani ele güne muhtaç değildim ya, yaslanmış, paslanmış biriydim., Reha Mağden, 2005, 60 | iyi ya öyleyse | İyi ya' diye atıldı gencimiz, 'zor olanın peşinde koşmak daha çok erdem gerektirmez mi?', Reha Mağden, 2005, 163 | Yaa... Demek 15 yıldır evlisiniz, peki neydi o öpüp koklaşmalar... Bizi mi yiyordunuz? ... Hihahoo., R Erer, Leman, 10.03.2010 2. Harcamak | Bir kız, bir oğlan büyüyordu; ben mebus oldum; ikinci ihtilalde mebusluğumu yemediler, ama, ben, kendi partime 'askerlere dikkat, bizi yiyecekler' demiştim; neden ama, nereden biliyordum', Reha Mağden, 2005, 139
1. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. 2. gerçekten.
1. belki. 2. bazan.
Milenyallerden sonra ve Alfa kuşağından önce gelen insanlar. Halk arasında "zoomer" olarak bilinir. Araştırmacılar ve popüler medya, 1990ların ortalarını ve sonlarını doğum yıllarının başlangıcı ve 2012lerin başlarını doğum yıllarının sonu olarak alır. z jenerasyonu, z nesli.
1. bir müessede gün boyunca yapılan ticari işlemlerin tümünün o günün sonunda yazar kasa tarafından uzun ince bir şerit halinde önümüze dökülen hali. 2. Bir günde yapıp edilenlerin tamamı
bir müessesede gün boyunca yapılan ticari işlemlerin tümünün o günün sonunda yazar kasa tarafından uzuuuuuun ince bir şerit halinde önünüze dökülen hali.
kara karga
dört uzuv engelli
quadcopter
bu nedir? anlamında Almanca söz.
su altında boğulma hissi veren bir işkence türü.
ayakyolu, hela, tuvalet. bk. vece
xabze | Ermenilerin yası, duymak istemeyenlere rağmen Çerkeslere ulaşıyor; onlar ise anlam dünyaları 'xabze' sayesinde hiç unutmadıkları sürgünlerini konuşabiliyorlar, ama aynı zamanda sürüldükleri bu topraklarda unuttukları anadillerini arıyorlar ve bize sesleniyorlar., | FKentel, T, 21.4.2012
Xançal | hançer. | M?n aşıq, bel?sin?, / Dolan g?l bel?sin?. / Qoy, durum qurban olum. / Gözl?rin gil?sin?. // Yağaram yağış kimi, / Bit?r?m qamış kimi. / Qıza oğlan yaraşır (Oğlana qız yaraşır), / Xançala gümüş kimi., | Bülbülün ifasında (08:00-13:30 d?qiq?l?rd?) ..., | M?n aşıq günd? dara – Musiqi v? Notları tap, 22.02.2020g