En önde gelen, birinci sınıf.
a artı
birinci sınıf, en nitelikli bölük.
basra harap olduktan sonra. herşey maholduktan sonra anlamında bir tabir.
babadan kalan ev.
1. Baba gibi, babaya yakışır 2. Baba tarafından.
parlak.
cafcaflı hale getirmek.
cağ kebabı evi.
çapar, ulak, haberci.
Akçaabat Söğütlüde bir dağ adı.
çocuk.
çünkü, için
havaifişek patlatma sesi, mermi atma sesi
x
elektronik pasaport, e-geçiş kağıdı.
genel ağ üzerinden gönderilen ileti. e-mail (imeyıl)
AB ülkeleri dahilinde bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla, okullar arası proje temelli iş birliği oluşturulmasını mümkün kılan ve maddi ve teknolojik destek sağlayan oluşum. numayis 23.10.2009 00:17, EkşiS
facebook vurmuş, facebook çarpmış.
fakirin hiç bahtı getirmez, hangi işe el atsa o iş yürümez.
yeti.
karbüratör
İnsanı etrâfında olup bitenleri görmek, gerçeklerden habersiz kalmamak.
Yuri Gagarin gibi aya gitmek.
tembih sözü.
evet. Onaylama sözü.
uyku.
ırgalanmak, sallanmak.
Ihtıralım ıhtıralım / Çullandılar /Ihtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış
hayır, yok.
ibişler yurdu. aptallar ülkesi.
iblis gibi.
edilgen eşcinsel erkek. ibne.
jakuzisi olan.
Cep telefonlarının yaydığı dalgayı engelleyen düzenek.
Japon tarzı.
kaba olarak, kabaca, kaba biçimde.
Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan, etrafa meydan okuyan kimse; bıçkın, dayı, efe, külhanbeyi. 2. s. mec. Yürekli olan. 3. a. mec. Bir şeyin en iyisi, başta geleni. 4. dürüst.
Kabadayı halini almak. Ayverdi+
laflamak.
Cenâbıhakk’ın en yüce adı olan ve ulûhiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplamış bulunan Allah kelimesi, ism-i celâl.
sıçan.
lat. Misce secundum artem: M.S.A. sanatınıza/tekniğinize göre karıştırın.
aybaşı gelmeden/alma günü gelmeden daha düşük paraya maaşını satmak.
argo. maaş vermek. maaşa bağlamak manasında nihat genç icadı bir fiil... yemlemek.
cihanın az bulunur
biz and içtik. (Kur'an)
başka hastaneden naklen gelen hasta.
madem ki.
gecenin sabaha yakın kısmı.
doğal olarak magmatik bir kaya olarak oluşan volkanik bir cam.
öbek durumuna gelmesini sağlamak.
(Belli bir iş) Kendisine vazîfe olarak verilmek, görevlendirilmek, tavzif edilmek. ayn. m. vazifelendirilmek.
Oedipus karmaşası ile ilgili.
ayak.
1. padişahı seven. 2. padişahlık yanlısı.
Kadın akşama dek bu cümleye taktı, sonra aklının tozlu bir köşesinden görümcesinin sesiyle taşaklı bir cümle daha çıkıverdi. 'Tabii ki pazara gitmez, o padişahın sol taşağı!", Ayten Kaya Görgün, 14
Rabıtasız. gelişigüzel.
Yola radar yerleştirilmiş olmak.
sidik torbası.
Kağıthanede bir mevki.
Şehirlerde, üzerinde herkesin rahatça görebileceği büyük bir saat bulunan kule.
?
sevinç.
sevinç, neş'e, şadlık.
kıral.
yaprak aşısı.
Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz.
uyarak.
ibranice.
uğur böceği.
Uçağı etkisiz kılan savunma silahı.
çok korkmaktan ne yapacağını bilememek, eli ayağı birbirine dolaşmak.
ayn. m. üç etekli. Genellikle köylü kadınlarının giydiği üç ayrı etekten oluşmuş özel bir giysi.
Genellikle köylü kadınlarının giydiği üç ayrı etekten oluşmuş özel bir giysi.
vade farkı olmaksızın.
ad verme töreni. (Hıristiyanlığa ait bir merasimin yazarca müslüman bir aileye yakıştırılması uygun düşmemiştir.)
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.
1. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. 2. gerçekten.
1. belki. 2. bazan.
işte böyle anlamında bir ünlem.
Milenyallerden sonra ve Alfa kuşağından önce gelen insanlar. Halk arasında "zoomer" olarak bilinir. Araştırmacılar ve popüler medya, 1990ların ortalarını ve sonlarını doğum yıllarının başlangıcı ve 2012lerin başlarını doğum yıllarının sonu olarak alır. z jenerasyonu, z nesli.
bir müessesede gün boyunca yapılan ticari işlemlerin tümünün o günün sonunda yazar kasa tarafından uzuuuuuun ince bir şerit halinde önünüze dökülen hali.
zahir, galiba.
kara karga
quadcopter
kıraliçe, ece.
bu nedir? anlamında Almanca söz.
helası bulunan, ayakyolu olan.
weber ile aynı görüşü savunan, weber yanlısı.
xabze | Ermenilerin yası, duymak istemeyenlere rağmen Çerkeslere ulaşıyor; onlar ise anlam dünyaları 'xabze' sayesinde hiç unutmadıkları sürgünlerini konuşabiliyorlar, ama aynı zamanda sürüldükleri bu topraklarda unuttukları anadillerini arıyorlar ve bize sesleniyorlar., | FKentel, T, 21.4.2012
Xançal | hançer. | M?n aşıq, bel?sin?, / Dolan g?l bel?sin?. / Qoy, durum qurban olum. / Gözl?rin gil?sin?. // Yağaram yağış kimi, / Bit?r?m qamış kimi. / Qıza oğlan yaraşır (Oğlana qız yaraşır), / Xançala gümüş kimi., | Bülbülün ifasında (08:00-13:30 d?qiq?l?rd?) ..., | M?n aşıq günd? dara – Musiqi v? Notları tap, 22.02.2020g