kopkoyu
pek koyu.
( Bakıştık. Gözlerindeki karartı çoğaldı, kopkoyu oldu.”, Tarık Dursun K, Eski babam, 41 | mesela tuhaf yerlerde yenen kıymalı börekler / ardından içilen kopkoyu içkiler / hafif bir baş dönmesi / kendi kendinden muzdarip bir sırt ağrısı / aniden patlak veren bir sik kalkması / ulan, word’un sik kelimesini tanımaması bile birer anlam olmayabilir”, Şakir Özüdoğru, Papirüs, Yıl 1, Kitap 4, May-Haz 2011, 9 )
Bu sözcüğü, Facebook'ta paylaşayım...
Bu sözcüğü, Twitter'da paylaşayım...
Bu sözcüğü, LinkedIn'de paylaşayım...
